proteintakviyesi2

 

Vücudumuzun yapı taşlarını oluşturan proteinler, bir sporcu için çok önem arz ediyor. Bu ihtiyacın giderilmesinde doğru ve kaliteli bir beslenme anlayışı takip eder. Günlük kaliteli gıdaların yüksek limitte tüketilmesi bazen zor bazen de imkansız gibi görülüyor. Alternatif kullanım olan protein tozları bu devrede yardıma giriyor. Kullanımı hem kolay hem de yüksek kalite içerebilen bu ürünler, kana çabuk karışarak işlemini kısa zamanda yapıyor. Sporcunun da performansına sirayet eden bu kullanım, her sporcu tarafından rağbet görüyor.

Son 10 yıl içerisinde protein tozlarına rağbet arttı. Üretici şirketler çoğaldı ve ürünler çeşit  çeşit kaliteleştirildi. Sadece Amerika da 50’den fazla üretici bulunuyor. Dünya genelinde 100’den fazla üretici ve yan üreticiler bulunmaktadır. Ham madde ve işleme konusunda fabrikaların sayısı düşük kalıyor. Belki bu yüzdendir ki, ismini vermek istemediğim bir üretici şirketin 10 ayrı gıda takviyesi markasına aynı kalitede tozu yapabiliyor. Hatta hazır bir halde tozu gönderip, alan gıda takviye markasına tek kutu ve ambalaj eklemesi kalıyor. Belki bu durum ürünler açısından ve reklam edilmesi olarak olayın bir yönünü teşkil ediyor.

Ürünlerin sergiledikleri protein kalitesi önemlidir. Proteinler işlenerek kaliteye ulaşıyor. Whey proteinin izolat, konsantre, hidrolizat formülleri ve kazein, soya ile yumurta protein tozu üretilmelerinin arka planlarında makine işlemlerinden ve bazılarının da laboratuar ortamında analizlerden geçmektedir. Bu durum bazıları için garanti ve rahatlığı ifade ederken, bazıları için tedirginliği de doğuruyor. Belki de bu tedirginliğe bir göz atıp büyüteci o yöne tutmak gerekebilir.

Öncelikle kullanıcıların sorguladığı ve haklı olarak öğrenmek istedikleri önemli bir konu var. İçtikleri protein içeceklerinin hammaddesi ve ne kadar güvenilir olduğudur. Örneğin whey proteinlerin temin edildiği hayvanların ne kadar hormonsuz, ilaçsız ve sağlıklı olduğu konusu kafaları meşgul etmektedir. Büyük reklamlar ve bu sektörde hiç bahsedilmeyen bu mevzular bir anda ortaya çıkınca birçok insan gülüp geçebilir. Fakat ineğin aldığı antibiyotik ilaç, süt, et, yoğurt gibi gıdalara geçtiği gibi whey protein olarak üretime alındığında da o ilacın geçtiği aşikardır.

Piyasada reklamı büyük bir marka düşünün. Bu markanın yüksek teknolojide proteinlerin işlenerek aminoasit değerlerinin yüksek oranda tutulduğunu varsayalım. Hem tadı hem ambalajı hem de kontrol edilmiş belgelerini de hesaba katalım. Kullanırken protein açısından faydalarını da gördüğümüzü düşünelim. Fakat, bir mesele var ki, bu sizin kullandığınız ürünü kalitesini düşürebiliyor. Şimdi bu konuda sizlere önemli bilgileri aktarmak istiyorum.

Süt ve Yumurta endeksli ana kaynakları oluşturan protein tozları hayvansal merkezli dayanağa bağlı kalmaktadır. İneklere hormon ilaçları ve koruyucu kimyasal ilaçlar veriliyor. Aynı şekilde tavuklara da bu verilmektedir. Bir araştırmacının tahmine göre bu pazarda %70 hayvanların ilaçlı olduğu görüşündedir. İneklerden alınan süt ve tavuklardan temin edilen yumurtalar sağlıksız ve enzim bozukluğu taşıyor. Bu maddeler hammadde şeklini aldığında bu kalıntılar ve değerler devam ediyor. Ürünlerin hazır halde satılıp sporcular tarafından kullanılması sonucu, çok ileride sağlıkların bozulduğu ve kalitesiz ürün kullandığını kesinlikle fark edemeyecektir. Elbette ki birileri çıkıp ta “Kral Çıplak” demedikçe..!

Doğal olarak süt yağında “konjuge linoleic acid” denilen koruyucu bir etki doğuran madde içerir. Süt yağında D vitamini ve süt içerisinde kalsiyum, butirik asit ve probiotikler bulunur. İçeriği bozulmamış bir süt, kolon kanseri ve bağırsak problemlerine çare gösterir. Fakat bugünki %90’dan fazlasını teşkil eden protein tozları, bu koruyucu maddeleri içermemektedir. Belki de bu açıdan olacak ki bazı üreticiler koruyucu madde ilave ediyorlar ama üzülerek söylemeliyiz ki, bu eklemelerde tam koruyucu iksiri oluşturmuyor. Yani siz doğal organik bir bardak inek sütü içtiğinizde mide ve bağırsak sorunlarından %15 kurtuluyorsunuz. Fakat protein tozlarını kullandığınızda maalesef bundan istifade edemiyorsunuz.

Bakın, Asya ülkelerinde ve Avrupa da bazı ülkelerde gebe inekler sağılmamaktadır. Kuzey Avrupa ve İsviçre gibi ülkelerde inekler yılda 300 gün kadar sağılıyor. Buna göre kıyaslama yapılırsa Asya’da meme kanseri az görülürken, bahsettiğimiz ülkelerde daha fazla görülüyor. Bu nasıl mı oluyor? Hayvanların gebelik veya gebelik sonrası sütlerinde yüksek derecede östrojen hormonu bulunuyor. Bu sütlerin devamlı ve aşırı içilmesi ile ‘hormona bağlı’ denilen meme, yumurtalık, rahim, prostat ve testis kanserlerine yol açabiliyor. Araştırmalar gösterdi ki, hayvanın gebeliğinin son aylarında sütünde östrojen yani ‘estron sulfat’ bileşimi %33 daha fazla bulunduğu tespit edilmiştir. Türkiye de bu durum, kesin olarak bir bilgiye dayalı raporu bulunmuyor fakat görüştüğüm bazı veterinerlerden aldığım bilgiye göre ineklerin hem hormon ilaçlarına maruz kaldığı hem de gebeliklerde sağıldığı açıklandı. Türkiye genelinde bunun yüzdesi ne kadardır bunu tahmin etmek zor.

 

Peki, ineklere nasıl bir hormon veriliyor? Neden?

 İneklere enjekte edilen hormon ikiye ayrılmaktadır. Birisi daha fazla süt elde edebilmek için ve diğeri de hayvanın büyümesi için. Yani birisi sütünden ve diğeride etinden faydalanmak adına hormonal destek veriliyor. Daha hacimli ve etlenmesi için Anabolizan ilaçları dönem dönem enjekte ediliyor. İneklere anabolizan ilaçlarını fazla verilmiyor çünkü daha çok sütünden faydalanmak inekler_hormonisteniyor. Diğer büyükbaş hayvanlara daha çok enjekte ediliyor. Süt elde etmek için ineklere RBGH(recombinant bovine growth hormone) isimli hormon enjekte ediliyor. Bu hormon maddesi sütte, meme ve prostat kanser riskini artıracak ‘insulin like growth hormon (IGF-1) miktarını önemli derecede yükseltiyor. Meksika, Amerika ve Kanada ülkesinde hala kullanımı serbest olan bu madde, Avrupa ve Türkiye’de yasaklanmıştır. Amerika ve Meksika’da artan meme kanserinin bir diğer sebebi de bu olsa gerek. İngiltere'de yapılan bir çalışma, 42 ülke arasında en çok Danimarka ve İsviçre gibi aşırı süt ürünleri (süt, tereyağı, peynir) tüketenlerde, 20-39 yaş grubunda testis kanserinin yüksek olduğunu göstermiştir. Az süt tüketen Cezayir gibi ülkelerde ise bu kanser çok düşüktür. Ülkemizde Türkiye Ulusal Beslenme Araştırması sonuçlarına göre, süt tüketiminin yeterli olmayıp son yıllarda daha da düştüğü rapor edilmektedir.

Amerika’da bulunan birçok protein tozu üreten şirketler ucuza elde ettikleri hammaddeleri kaliteli işleyerek çok ucuza satmaları ticareti hala devam ediyor. Bu sorunu düşünen ve anlayan bazı şirketlerde var. Avrupa’da bazı ülkelerin bahsettiğimiz sağlık boyutunda kaliteyi elde ettikleri için hammaddeyi buradan temin etmektedirler.

 

Bir Proteinin yüksek teknolojik hijyenik makinelerde işlenmesi önemli midir?

protein_tozu_hijyenik_retimGüvenlik ve Sağlık açısından ele alırsak çok önemlidir. Ortalıkta gezen bakteriler, gıdalar arasından en çok proteinli gıdaları tercih etmektedir. Protein tozlarına bulaşan bakterilerden birisi ‘Bacillus cereus’ isminde bir bakteri türüdür. Kısa kuluçka dönemi hastalıkta bulantı ve kusma, uzun kuluçka dönemli hastalıkta ise sulu ishal ön plandadır.  Bu açıdan protein tozları üretilirken, üretici firmanın mekanında hijyenik koşullarının yüksek olması gerekiyor. Üzülerek söylemek gerekirse bazı üreticiler buna dikkat etmiyor. Bu yüzdendir ki, günde 3 porsiyon protein tozu içen bazı sporcularda mide rahatsızlıkları veya ishal gibi haller görülebiliyor.  Protein tozlarını muhafaza etmek de çok önemlidir.

Bunlarla da kalmıyor elbet. Protein tozlarına şeker ve karbonhidrat sokmamak adına yapay tatlandırıcılar eklenmesi de olayın bir başka boyutu. Aspartam, sukraloz, maltodekstrin gibi tatlandırıcıların zarar verdiği belirtilir. Bu açıdan sporcuların ürün alacağı zaman etiketlerini okuyup daha sonra almaları gerekmektedir. Mesela hiçbir tatlandırıcı kullanmayan ve tadı da olmayan bir protein tozu alınabilir. Gerekirse içerisine bal katarak tatlandırılabilir. Bal içerisindeki doğal şekeri vücudunuz kabul eder ve bunu kullanır. Ayrıca sağlık açısından çok faydaları da olacaktır. Olayın bir garip tarafı da bulunuyor. Protein tozları yüksek ısıda işlem yapıldıktan sonra içerisindeki enzimler doğal olarak ölmektedir. Bazı üreticiler yapay enzim ilave ediyorlar. Bu enzim kombinasyonu bazen işe yaramıyor. Çünkü enzim maddeleri dengeli değil. İşin garip olan tarafı da yapay tatlandırıcıların enzimlerin aktivasyonunu bozduğudur. Belki bundan dolayı bazı kaliteli üreticilerin ürünleri net olarak cevap vermemektedir.

Dini açıdan bazı hassasiyeti bulunanlar da protein tozları konusunda tedirginliğini ifade ediyor. Mesela proteinlerin içerisine emulgatör veya jelatin katkıları katılabiliyor. Bu katkı maddeler, domuz hayvanına dair kalıntılar taşıyor ve dini hassasiyeti bulunan ve ülkemizde de istenmeyen bu tür maddeler belirtilmeden tüketilebiliyor. Katkı maddeleri birinci hassasiyeti oluşturuyor.

İkinci hassasiyet ise yabancı üretimlerin belki de hepsi, islamî usullere hayvanları kesmemiş olmalarıdır. Bu durumda bütün whey ve kazein proteinlerin helal olmaması söz konusudur. Yumurta ve soya proteini haricinde tüketimi birçok hassas insan tarafından tercih edilebilir.

Üzülerek söylemliyiz ki, Müslüman ülkelere helal gıda güvencesi verilmemektedir. Müslüman ülkelerinde böyle talebi pek fazla olmuyor çünkü Pazar payını daha çok Müslüman olmayan ülkeler oluşturuyor. Fakat bazı ülkelerde Helal Sertifika belgesi alınabiliyor. Henüz net bir karara varamadığımız ama duyumlara göre bazı arap ülkelerine SAN Nutrition markası helal sertifika güvencesi vermektedir. Analiz belgelerini çıkartıp belgelediği anlatılır. Avrupa ve Ülkemize doğru uzandığımızda sadece birkaç markanın listede yer aldığını görüyoruz. Bunların ilkini oluşturan ve yıllardır bu sertifikayı taşıyan ismini vermek istemediğim bir alman şirketi, İspanya Madrid de Helal sertifika belgesi veren Müslüman araştırmacıların kurduğu bir kurum’dan “Helal Sertifika” belgesi almıştır. Umuyoruz ki bu hassasiyeti ülkemizde çok satılan diğer gıda takviye üreticilerin de gösterir.

 

Sporcuların protein ayarlaması nasıl olmalıdır?

protein_tozu_dexter_jacksonTüketilen gıdalar önce beyinde oluşturulur ve vakti geldiğinde hafızaya depolanır. Her gün o vakit, insülin ile glikogon gibi hormonlar salınır ve sindirim enzimleri hazırlanmaya başlanır. Eğer gıda alınmazsa acıkma hissi büyür. Protein alımı da böyledir. Fakat bir süre sonrada bu acıkma hissi de kalkar.

Kahvaltı ve Öğle yemekleri zengin ve kaliteli karbonhidratlarla geçiştirilmelidir. Sabah-Öğle arası ve Öğle akşam arası ara öğünlerde kaliteli zengin proteinler alınmalıdır. Akşam yemeğini, en kaliteli ve sağlam protein menüsü oluşturmalı ve yatmaya doğru da ara öğünde bir protein menüsü daha takip edilmelidir. Vücut geliştirmeciler kendilerine göre protein miktarı ve dengesini ayarlayabilirler. Diğer sporcularda alacakları miktarları düzenleyebilirler.

Zamanlama çok önemlidir. Doğru ayarlanmaması durumunda performansa ciddi bir şekilde yansıyabilir. Örneğin yediğiniz bir karbonhidrat gıdası, ortalama bir sonra mideyi terk eder ve gider. Ancak altı saat sonra hücrede ilgili metabolizma başlar. Yağlar üç saat sonra mideyi terk eder ve sekiz saat sonra hücredeki metabolizması başlar. Protein gıdalarda ortalama iki saat sonra mide terk edilir. Yedi saat sonra ise bunların hücredeki metabolizması başlar.  Üç öğünde sadece karbonhidrat yesek 18 saat, yağ yesek 24 saat, protein yesek 21 saat gibi bir zamana ihtiyacımız olacaktır. Uyku ile birleştirirsek, 24 saati geçen bir süreye ihtiyaç duyulacaktır. Araştırmalara göre bir öğünde alınan gıdanın hazmı, kanda bulunuşu, hücrelerde metabolizmaya girmesi için ortalama 7-8 saatin gerektiği, aksi takdirde sık yeme sonucu fazla kalori ve vücut salgılarının hazmı için gerekli salgıların artacağı, bunun da vücutta olumsuzluklara yol açacağı tespit edilmiştir. Sadece kahvaltı yapanların haftada 643 gram zayıfladığı, aşırı olmamak kaydıyla sabah-akşam yiyenlerin formlarını koruduğu ve sağlıklı oldukları görülmüştür.

Sporcular, protein almak zorundadır ama protein tozu kullanmak zorunda değildir. protein_tozu_icmeProtein takviyesi almak, ancak ihtiyaca binaen seçilir. Örneğin bir kuvvet sporcusu günlük 120gram protein alacak ise ve bunu günlük gıdalarla ancak 100gramını tedarik edebiliyorsa, bu durumda protein tozu alarak bir porsiyon takviye yapabilir. Kullanım boyutunun farklı bir yönünden bahsedelim.Örneğin, sporcular idmanlar, yolculuk, misafirlik gibi bazı günlerde listesinde yer alan kaliteli proteinlerle beslenemeyebilir. Böyle zamanlarda protein tozları yani protein çalkalayıcı dediğimiz “Shake” kutularla içecek hazırlanabilir. Protein barları da kullanılabilir. Hazır protein takviyesi kullanmak, bir çeşit kolaylık ve uygulanabilir bir alternatiftir. Bu anlayışı, ideal protein alımına çevirmek yanlıştır. Çünkü ben gıdalardan 40gram protein alıp da 100 gram protein’i tozlardan tedarik eden sporcuları da biliyorum.

Sporcuların bilmesi gerektiği önemli bir mesele daha bulunuyor. Günlük aldığınız proteinlerden hemen istifade edemezsiniz. Hemen vücudunuzda faydası belirlenmez. Çünkü metabolizma zamanı ve işleyişi hızlı değildir. Bazıları protein tozu kullanarak çok daha hızlı olacağını düşünür. Fakat performans yönünde burada da hızlandırılmış süper güç yoktur. Protein takviyelerinin kana çabuk karışması ve ideal zamanları hızlandırabilir. Ama sporcuların yanıldığı bir mesele vardır. Alınan gıdaların vücuda işlenmesi ve bariz bir şekilde hissedilmesi olayı vücudun hızıyla ilgilidir yani hormonlarımız ile bağlantılıdır. Elbette ki vücuduna sentetik testosteron hormonu enjekte eden bir sporcunun fabrikası çok daha hızlı işleyecektir ve aldığı proteinleri kısa zamanda vücuda yansıtacaktır. Fakat bu devrede de protein tozuna muhtaç kalmaya gerek duyulmayabilir. Tüketeceğiniz yumurta, süt ürünleri ve hayvansal etlerle zaten sonuca ulaşılabilir. Bu ayrı bir meseledir.

 

 

Protein çeşitleri nelerdir? İdeal vakitleri ne zamandır?

protein_tozuProteinler alınırken, öncelikle büyüme ve gelişmeye dair vücut içerisinde işlem görür. Bunun ise en ideal zamanı idmana yakın zamanlar ve akşam vakitleridir. Özellikle idman yapıldığı zamanlarda öncesi ve sonrası alınacak proteinlerin hızlı işlem görmesi, sporcuya çok büyük katkılar sağlamaktadır. Alınan proteinler, vücuttan iki saat sonra terk eder, yedi saat sonra bunların hücredeki metabolizması başlar. Vücudumuz sıvı olan içeceklerdeki ana maddeyi daha kolay işleyebiliyor. Yani meyve yemek ile meyve suyu içmek arasında işlem ve hazm farkı vardır. İdman öncesi ve sonrası alacağınız protein tozu ve akşam vakti alacağınız kaliteli bir protein menüsü ile o günü vücudunuzun istediği protein gıdasını vermiş olacaksınız.

 

WHEY PROTEİN İZOLAT (WPİ)

Whey protein izolat, whey protein konsantre den yapılmaktadır. Yani Süt içerisinde bulunan proteinden. %90 saflığı ile proteinler arasında en saf maddedir. WPI, %0,5 oranında yağ ve laktoz içerir. Bu açıdan minimum yağ almak isteyenlerle laktoza alerjisi olanlar için ideal görülmektedir.

Aminoasit değeri: Yüksek değerde işlenmiş bir wpi, mikro filtre işleminden geçerek aminoasit profilini zengin bir menüde masaya yatırmaktadır. Vücudumuz tarafından üretilmeyen 8 önemli aminoasit ve bcaa gibi birçok değerli aminoasitler içermektedir.

 İdman öncesi kullanım: Hızlı emilebildiği için idman öncesi kullanım için idealdir. İdmanlar hangi tempoda ve ağırlıkta olursa olsun, idman öncesi alınan 25 gram WPI protein maddesi, vücudun ve idmandaki ihtiyacı fazlasıyla karşılayabildiği bilimsel verilerin raporlarında yer almaktadır. Bu açıdan birçok üretici bir porsiyonun 25 gram olarak ayarladığı görülür. Vücudun temel anabolik ihtiyacı ve anti katabol gücü bir porsiyon wpi ile mümkün görülmektedir.

İdman sonrası kullanım: Proteinin sentezlenmesi için aminoasitler kan dolaşım sisteminde yoğunlaştığı bilinir. Buna Hiperamino-azidemi denilmektedir. Bilimsel çalışmaya göre, wpi’nin idman sonrası kana hızlı karıştığı ve anabol-antikatabol etki gösterdiği bildirildi.

Ara öğünlerde kullanım: İzolat formunun etkisi hızlı cereyan ettiği için ara öğünlerde kullanımı ideal görülebilir. 3 ana öğün aralarında whey protein tozu almanın direk ana öğüne whey protein eklemekten çok daha iyi ve etkili olduğunu bildirmek isterim.

Yatmadan önce kullanım: WPI’de bulunan aminoasitlerden 8 -10 gram’ı saat başı alınır. Yani siz yatmadan önce 40 gram protein aldığınızda kaslarınız sadece 4 saat proteine doyacaktır. Amerikalı bazı uzmanlar yetmez demiş de olsa, aslında vücudunuzun ihtiyacı kadar protein aldığınızda yatmadan önce aldığınız WPI de doğru karar olabilir.

 

WHEY PROTEİN HİDROLİZAT (WPH)

Wheyproteinhidrolizat (WPH), Whey protein izolat formülünden üretilmektedir. İçerisine özel enzimler ekleniyor ve bu sayede protein ayrıştırılıyor yani hidrolize ediliyor. Bununla da Peptid fraksiyon dediğimiz kısa aminoasit zinciri oluşuyor. Bu fraksiyonun düşük bir moleküler ağırlığı bulunuyor ve bu açıdan çok hızlı hazm edilerek kana karışıyor. Küçük Di- ve Tripeptidler diğer aminoasit bağlntılı ve genel proteinlere oranla hızlı emiliyor. WPH’nın bu hızlı emilimi ile kas hücrelerine su ulaşarak kasların dinlenme ve gelişmesinde hemen devreye giriyor. Kaslara giren suya biz Hücre Volümü” diyoruz. Bu yüzden WPH, piyasada bulunan en pahalı proteinlerdir. Hidrolizler çok kullanışlı ve piyasada pahalı olmasının sebebi de bahsettiğimiz kalitesidir. Mide ve hazm sorunu olanlar, WPH ile genelde sorun yaşamazlar.

Aminoasit değeri: Aynı İzolat gibi büyük proteinler yüksek amino asit profiline sahiptir. Vücudumuz tarafından üretilmeyen 8 aminoasit ve birçok değerli aminoasitler içermektedir.

İdman öncesi kullanım: Hızlı ve kolay emilebilme durumuna sahip olduğu için idman öncesi kullanımlarda ideal proteinlerdir. Bilimsel araştırmalar gösterdi ki, idmanlarda kan seviyesinde aminoasit aynasının yüksek limitte gezdiği açıklandı.

İdman sonrası kullanım: WPH, idman sonrası alınacak proteinler arasında en ideal olanıdır. Ne kadar iyi hidrolize edildiyse o kadarda WPH’nin etkisi diğer protein kaynaklarına göre hızlı bir şekilde vücuda yansıtılır.

Ara öğünlerde kullanım: Uzmanlar, ara öğünlerde WPH’yı önermezler. Etkisinin çok hızlı olması kısa süreli protein ihtiyacınızı karşılamasıyla son buluyor. Genel olarak düşündüğümüzde WPH kullanılabilir. Üstelik çok da iyi olur. Fakat çok pahalı olduğundan dolayı, ara öğünlere WPH yerine 2-4 saat uzun süreli etkisini gösteren diğer protein kaynaklarına yönelmek daha mantıklı olabilir.

Yatmadan önce kullanım: Yine bazı uzmanlar yatmadan önce vücudumuzun büyük oranda proteine ihtiyaç duyduğunu anlatmaktadır. Komple gecenin 8 saat olduğunu düşünecek olursak, WPH’nın bu devrede sadece bir iki saatini alacağını anlarız. Vücudumuz gerçektende gece boyunca 8 saat protein ihtiyaç duyuyor mu? Bunun üzerinde yıllardır yaptığım araştırma sonucunda vücudumuz gece boyunca 8 saatlik bir dağılıma ihtiyaç duymamaktadır. REM uykusu esnasında salgılanan hormonların işlemi bu ölçüde önemlidir. Yani siz 5 saat sonra proteine ihtiyaç duymayacaksınız. Çünkü vücudunuz önceden gerekli işlemini yapmıştır. Bu açıdan yatmadan önce WPH kullanmanın yanlış olduğunu düşünmüyoruz. Bu devrede WPH’nın pahalı olmasından dolayı yatmadan önce iki bardak keçi sütü içmenin doğru olacağını söyleyebiliriz.

 

 

WHEY PROTEİN KONZENTRAT (WPK)

Wheyproteinkonzentrat(WPK), diğer Whey proteinlere göre özleştirilmemiş. Bundan dolayı içerisinde Laktoz ve Yağ bulunmaktadır. Özellikle diyet yapan sporcular, laktoz ve yağ oranını kaldıramayabilir. WPK’nın fiyatı diğer Whey lere oranla ucuzdur. Çünkü WPI ve WPH gibi işlenmemiştir. Whey proteinlerin ucuz olanlarını araştırdığınızda içeriğinde daha fazla WPK olduğunu göreceksiniz.

Aminoasit değeri: Diğer Whey proteinler gibi WPK’da yüksek oranda değerli aminoasitleri içermektedir. Yalnız, diğer Whey proteinlere oranla alacağınız her kaşık protein tozu içerisinde daha az protein olacağını unutmayalım.

İdman öncesi kullanım: MPK, orta derecede emilim gücüne sahiptir. Bu durum idman öncesi protein alımları konusunda WPK’yı olumlu hale getiriyor. Fakat bazı sporcularda mide ve şişkinliği artırıcı durumlar ortaya çıkartıyor. Bu gibi sorunlar yaşanmıyorsa idman öncesi alınabilir. Ortalama antrenmana bir saat kala almak gerekir. Şişman insanlar antrenmana 2 saat kala alırlarsa iyi olur.

İdman sonrası kullanım: Bilimsel çalışmalar gösterdi ki, idman sonrası alınan WPK’nin uzun sürede dağıldığı ama hızlı kana karıştığı tespit edildi. WPI ve WPH çok daha hızlı vücuda kazandırıldığını biliyoruz. WPK’de bu devrede üçüncü Whey protein olduğunu söyleyebiliriz.

Ara öğünlerde kullanım: Ara öğünlerde kullanılabilmesi açısından ideal görülebilir. Uzmanların Zayıf(ektomorfi) yapılı sporcular için ara öğünlerde WPK’nın kullanılması yönünde ideal olabileceğini açıklıyorlar.  Diyet yapanlara genelde WPK önerilmemektedir. Fakat toplam kalori hesabı dengelendiğinde Diyet yapanlarda WPK kullanabilir.

Yatmadan önce kullanım: Uzmanlar yatmadan önce alınabilecek proteinler arasında zaman zaman WPK’yi gösterirler. Şişkinlik veya mide sorunu olanlar yatmadan önce içmemelidir.

 

 

KAZEİN PROTEİN (KP)

Süt içerisinde %80 kazein ve %20 whey protein bulunur. “Micellare form” diye tabir edilen sistemle ayrıştırılır ve doğal formatında kaliteli bir kazein proteini üretilir. İşlenmiş Kazein protein, midede bir jel oluşturur. Bu jel, dışarıdan gelenleri içine absorbe eder emmesini engeller. Bu şekilde Micellar-kazein protein kaynağı olarak ideal görülmektedir. Mikrofiltre sistemiyle izole edilip doğal formu korunarak hazırlanıyor. Böylece içeriğindeki doğal özellikler muhafaza ediliyor. Kan dolaşımı içerisinde uzun süre kalıp yavaş yavaş yönetimi ele alması Kazein proteini cazip kılıyor. Fakat biz, kazein protein alıp kullanmanız yönünde bir öneride bulunmuyoruz. Bunun yerinde doğal süt alırsanız zaten içeriğinde %80 kazein ve %20 whey protein barındırdığı için vücudunuzun istediğini almış olacaksınız.

Aminoasit değeri: Kazein protein muhteviyatında yüksek oranda aminoasit bulunmaktadır. “Micellar Kazein”  Farklı bir mikro filtreden geçerek zenginleştiriliyor. Böylece kayıp olunması beklenilen değerler tutuluyor. Bazı üreticilerde görüldü ki, kazein ve diğer proteinler işlenirken muhteviyatı bozuluyor ve sentetik aminoasit ekleyerek tamamlamaya çalışıyorlar. Micellar-Kazein de bu durum söz konusu değil çünkü işlemde buna gerek duyulmamaktadır ve doğal kalabilmektedir.

İdman öncesi kullanım: Kazein proteinler, whey proteine oranda çok yavaş işleyen ve görev yapan proteinlerdir. İdman öncesi kaslar ve vücut işleminin hızlı kana karışıp işleme hazır durması gerekmektedir. Kazein protein bu süreyi çok geciktirir. Yani 4 saat öncesinden kazein protein alıp idmana gitmeniz gerekmektedir fakat bunu yapmış da olsanız idmanlarınız sizin için ideal geçmeyecektir. Bu açıdan idman öncesi kazein protein kullanımı uygun değildir.

İdman sonrası kullanım: Antrenman öncesi, vücudunuz mutlaka proteine ve değerli aminoasitlere ihtiyaç duymaktadır. Yani beyniniz ve vücudunuz bir zaman sonra ACİL sinyal verebilir. Bu devrede Kazein protein almanız ideal görülmemektedir. Çünkü acil sinyali geldikten sonra kana ve beyne ulaşacak acil aktif protein alınmalıdır. Kazein protein çok ağır bir proteindir. Bundan dolayı ikinci bir protein öğünde kazein alınabilir ama idman sonrası kazein protein almak uygun değildir.

Ara öğünlerde kullanım: Yüksek biyolojik değeri ve yavaş işleyişi sayesinde uzun süre kanınızda proteinin barınması, ara öğünlerde kullanımı ideal duruma getirmektedir. Her üç saatte bir gıda almak değil, doğru ve zamanlamalı vücudun gerekli görüldüğü şekilde ara öğünleri değerlendirmek önemlidir. Buna göre 3 Ana öğün ve iki ara öğün yaparak bu ara öğünlerde kazein protein alarak önemli bir adım atılmış olunur.

Yatmadan önce kullanım: Gece proteini olarak nitelendirilen Kazein protein, yatmadan önce alınacak en ideal ve en iyi protein kaynağı olduğunu uzmanlar anlatmaktadır. Bunun henüz doğruluğunu ve onayını kendim veremiyorum. Fakat doğruluk ve haklılık payı yok değildir. Sadece gece yatmadan önce kazein protein haricinde proteinin alınmasının doğru olmadığı görüşleri yanlıştır. Çünkü gece uyuduğumuz 8 saat boyunca vücudumuz protein e ihtiyaç duymuyor. Siz Konsantre Whey Protein de almış olsanız, rem uykusuna denk gelerek aktif hormonlarınızın çalıştığı zamanda vücudunuzun işleyeceği ve değer kazanacağı proteinler alınmış olacaktır. Fakat ondan sonraki 3 -4 saat, boş geçecektir. Bu devrede midenizin aslında boş durması önemlidir. Aslına bakarsanız gece boyunca midenizin boş durması en doğru karar olacaktır. Fakat bu durum sporcudan sporcuya bazen değişmektedir.

 

YUMURTA PROTEİNİ- Albumin (YP)

 Uzun yıllar boyunca yumurta proteini, diğer proteinlerle kıyaslanarak örnek gösterilmiştir. Protein değerleri de yumurta proteini örnek alınarak yapılmıştır. Yumurta Protein izolat’ı karşımıza iki sayfa açıyor. Birisi, çok az yağ barındırması ve diğeri de çok doğal aminoasitlerin bulunması. YP, vücut tarafından iyi hazm ediliyor hızlı kana karışıyor ve midede sorun çıkarmıyor. Yalnız yüksek dozda alınırsa şişkinlik yapabiliyor. 1990’lı yıllardan sonra çok daha iyi yumurta proteini üretilmeye başlanıldı. Belki kokusu ve tadı bazılarına hoş gelmeyebilir ama birçok üretici buna da çare bulduğu ortada.

Aminoasit değeri: Vücudun ürettiği ve üretmediği çok önemli aminoasitleri barındırmaktadır. Bugün bile birçok protein üreticileri yumurta da bulunan protein kalitesini doğal özellik çerçevesinde geçememiştir. Yumurta bu konuda numara bir olarak görülüyor. Elbette ki CM gibi yüksek teknolojik sayesinde ve yumurtadaki albumin çözin gibi yüksek değerlerin hemen hemen iki katını oluşturan proteinler arasında en iyi teknolojide ve kalitede protein oluşturulmuştur. Fakat Yumurta proteinin yeri bambaşkadır.

İdman öncesi kullanım: Albumin Yumurta proteini idman öncesi kullanmak oldukça idealdir. Uzmanlar 25-30 gram YP’nin şişkinlik yaptığı bildiriliyor. Evet bu tespit doğrudur. Bunu biz farklı şahıslar üzerinde bir ay boyunca ara ara test ettik. Test sonucunda 30-40 gram yumurta proteini alan kişilerin bazılarında şişkinlik ve mide bunaltısı görüldü. Fakat 10 adet yumurta beyazı(30gram protein) tüketen kişilerin hiç birinde bu sorunların yaşanmadığı gözlemlendi. Ayrıca şu tesbitimizde oldukça önemliydi. İdman’a bir saat kala 5 adet bütün yumurta tüketen ve idmana 30 dakika kala bir bardak %100 üzüm suyu içen kişilerde enerji eksikliği ve anabolik gelişmeye dair herhangi bir olumsuz bulunmadı ve alınan proteinin tamamen yettiği gözlemlendi. Toplam alınan kalori miktarı 445, 30 gram protein, 25 gram yağ ve 25gram Karbonhidrat olarak yansımaktadır.

Bu kalori miktarını yüksek karbonhidrat, düşük yağ ve yüksek protein olarak verdiğimizde de farklı bir sonuç çıkmadı ama vücudun karbonhidrat bağlı kaldığı aşikardır. Kısacası karbonhidratların düşürülmesi, enerjimizin tükendiği anlamına gelmiyor. Vücudumuz enerjiyi yağlardan elde ediyor. Anabolik güce takviye olarak da az aldığımız karbonhidratları kullanıyor. Biz bu değerleri kıyasladığımızda, yumurta protein tozu almanıza karşı değiliz fakat biz herkese yumurtaların doğal ve organik olarak tüketmenizi öneriyoruz.

İdman sonrası kullanım: WPI ile WPH proteinlerini karşılaştırdığınızda, YP’nin birbirleriyle aminoasit profil değeri açısından tam denge olmadığı görülebilir. Uzmanlar bu profile bakarak Yumurta proteinin idman sonrası kullanımını ideal görmediği gibi kullanılmaması yönünde sert eleştirilerde de bulunmuşlardır. Oysa Arnold döneminde idman sonrası yumurta tüketimi yaygındı ve bunu deneyenlerde memnundur. Profillere baktığımızda YP’nin kullanılmamasını gerektiren net bir bilgi ve mantıklıca bir yaklaşım bulunmuyor.Bu biraz da üreticilerin müşterilerine ürünlerini satmadaki politikaları diyebiliriz. Fakat idman sonrası en ideal hangisidir sorusuna Whey proteinleri örnek gösterebiliriz fakat yumurtanın tüketilmeyeceği veya etkisinin görüşülmeyeceğini düşünmek ve söylemek yanlıştır. Elbette kullanılabilir. Çünkü etkisi hızlıdır eve anabolik devreyi getirecek aminoasit zinciri hazırdır.

Ara öğünde kullanım: Ara öğünlerde rahatlıkla kullanılabilir. İdealdir.

Yatmadan önce kullanım: Uzmanlar yine, uyku öncesi protein alımını önermezler. Bazıları faydasız kalacağını bile anlatır. Oysa yukarıda anlattığımız gibi Yumurta proteini de sorunsuz bir şekilde alınabilir. Bu konuyu tekrar uzunca anlatmaya gerek görmüyoruz.

 

 

SOYA PROTEİN

Protein ihtiyaca destek amaçlı soya proteini son 8 senede gündeme geldi. Bu durum zaman zaman sütlere, protein üreticilerine ve bazı gıda endüstriyel şirketlere yansıdı. Özellikle fazla et, yumurta ve süt tüketmeyen bayanlar ve vejeteryanlara yönelik bir kaynak oluşturdu. Soya proteini, izoflavin barındırıyor. Araştırmalarda kanser, kemik sağlığı ve kalp hastalığındaki risklere yönelik fayda sağladığı bilimsel açıklamalar arasındadır. Ayrıca prostat rahatsızlığına yakalanma riskini yok ediyor ve koruyor. Bu şekilde soya proteinin sağlık ve huzur dolu bir önemli gıda olduğunu öğrenebiliyoruz. Bazı yorumcular hayali fikirlerini ortaya atarak soya proteinin kas geliştiremeyeceğini söylemeleri bu alanı tıkamıştır. Oysa bir gıda içerisinde gerekli kas ve performans inşa etmeye yönelik elzem aminoasitler yer aldığı müddetçe başarıyı getirecektir. Belki siz kalite anlamında sınıflandırabilirsiniz fakat soya proteinin katkı sağlamayacağını söylemek anlamsız ve mantıksızca bir bilgi olur.

Bizim önerimiz, soya proteini yerine taze fasulye, kuru fasulye, mercimek ve barbunya gibi fazla pişirmeden tıkırında gıdaları tüketerek ihtiyaç karşılanabilir. Saydığımız gıdaları haftada birer kere tüketime alırsanız doğru bir karar vermiş olabilirsiniz.

Aminoasit değeri: Bitkisel proteinlerin hemen hemen hepsinde aminoasit profili açısından hayvansal proteinlerle kıyaslaması birbirlerine denk gelmemektedir. Bu açıdan hayvansal proteinler 1. kalite ve bitkisel proteinlerde ikinci kalite olarak sınıflandırılmıştır. Piyasadaki soya protein ürünlerinin içeriğinde %90 oranında protein barındırmasına rağmen biyolojik değer olarak biraz düşük rakamlar içermektedir. Proteini absorbe edecek ve azaltacak dış güçlere dayalı koruyucu güç olan Protea enzimi aktiv edecek aminoasit gücünün Soya proteinde az bulunması, ilgiyi azaltmıştır.

İdman öncesi kullanım: Uzmanlar tarafından kesinlikle önerilmiyor. Bunun sebebini içerdiği düşük biyolojik değere bağlıyorlar. Bazı silahları barındırmadığı için bu konuda güçsüz kalabiliyor. Diğer proteinler yüksek etapta donanımlı güce sahip olması, Soya proteini biraz düşürüyor.

İdman sonrası kullanım: İdman öncesi gibi idman sonrası da kullanımı önerilmiyor. Vücut ekibi de Soya proteini kullanımı ideal görmemektedir.

Ara öğünde kullanım: Ara öğünlerde kullanımı uygundur. Yalnız, günlük kaliteli gıdalar açısından zayıf besleniliyorsa, o zaman soya proteini kullanmak pek de uygun düşmeyebilir. Bu açıdan kaliteli proteinleri vücuda yeterli miktarda aldıktan sonra ara öğünlerde soya proteini kullanmak zaman zaman ideal zaman zaman da gediğe oturtulmuş taş olarak görülebilir.

Yatmadan önce kullanım: Yatmadan önce ilk önerilen protein kaynağı arasında soya proteini yer almıyor. Biyolojik değeri ve dağılımı yönünde biraz zıtlık gösterilebilir. Soya proteini vücuda normal hızda yayılır. Mideye ve şişkinliğe dayalı şikayetleri doğurmaz ve aynı zamanda kan dolaşım sistemi ile sağlık açısından yüksek potansiyelde güç katar. Yatmadan önce soya proteini almanın faydası olacağı için kullanımı tavsiye edilebilir.

 

Vucut Bilim Sitesinin siz değerli okuyuculara Protein Tozlarının ne zaman alınacağı noktasında önerilerini aşağıdaki tabelada göreceksiniz.

 

Vakitler:  İdman öncesi /  İdman sonrası / Ara öğünler /  Yatmadan önce

WPI  =      25gram               25gram             25gram           15-25gram
WPH=      25gram              25gram             25gram           15-25gram
WPK=      25gram              25gram             25gram           25gram
KP=         25gram               25gram             25gram           25gram
YP=         25gram               25gram             25gram           25gram
SP=         25gram                25gram            25gram           25gram

- rakamlar Standart doz ayarı ve ilaçsız sporcular örnek alınarak hazırlanmıştır.

İdeal
Uygun
Uygun değil (veya son çare)

Kaynak:

  • Prof. Dr. Faruk Memik (Türk Gastroenteroloji Derneği Bursa Şubesi Başkanı )
  • Dr. Dwayne Jackson (The Big Proteincheck 2010)

Tags: aminoasit | casein | kazein micellar | protein tozları | supplement | whey protein | whey protein hidrolysate | whey protein izolate | whey protein konzantre


Yorumlar  

 
+12 # mrt 08-05-2011 11:20
mükemmel bir yazı eşi benzeri olmayan bir kaynak. emeği geçenlerin eline sağlık
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
0 # tuğberk 05-08-2011 12:28
creatinde öneride bulunmussun z protein de de önerilerinizi alabilir miyim bütçem sınırsız değil !
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
+2 # ıbo 25-12-2011 22:22
:-)
cok bılgılendırıcı ben ham madde satanlardan whey almayı dusunuyorum fıyatıda uygun
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
+1 # efe 10-03-2012 23:15
evet aynı problemi bende(ishal) yaşadım protein tozunu süt su ile kullandım aynı problem devam etti daha sonra formlardan araştırmalarım sonucu laktazm adlı damlayı kullandım birazcık etiki oldu fakat devamı gelmedi.en son protein tozunu değiştirdim çikolatalı aldım problem çözüldü laktazm hastalığı olanlar size tavsiyem sakın sakın vanilyalı muzlu çilekli v.s protein tozlarından almayın çikolatalı veya kakolu alın yağsız süt ile tüketin probleminiz çözülecektir...
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
-4 # maho 23-05-2012 09:21
yanı be arkadasım yazmıssın guzell guzel yada alıntı yapmıssın bılemem ama makalelerı okuyorum proteın tozlarının gereklı ancak zararlı oldugu sanırım konun ozetı yukarda en basta yazmıssın 100g proteın cok dıye asagıda tablo vermıssın 100g proteın ıcerıklı naptın sen anlamadım?
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
+5 # Moderatör 25-05-2012 21:55
Merhaba maho bey!
"Protein Gerçeği" makalemiz herhangi bir yerden alıntı değildir. Dr. Dwayne jackson'un kalame aldığı protein çeşitleri mevzusundan istifade edilmiştir(kayn ak verilmiştir). Bu makalede proteinlerin zararlı olduğu değil- dikkat edilmesi gerektiği ve doğru olanları tercih edilmesi ve tüketicinin bilinçlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Aksi takdirde protein çeşitleri bu kadar detaylı ve iştah açıcı bir şekilde kaleme alınmazdı. 100gram protein meselesini anlamadım. :-) Tşk. ederim!
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
+3 # kıvanç 17-08-2012 17:19
protein takviyesi yazısında önemli gerçeklere parmak basmışsınız. Aslında daha fazla ayrıntı ve deşifre etmelisiniz bence. Bazı bilgiler saklanıyor gibi.
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
+1 # A.Ö 26-06-2013 20:38
Bu yazilari okuyabilirseniz ,ve yazide gecmekte olan firmalari sitelerdeki vidolari izleyin,dünyada ne gibi hileler oluyor yazilari okyunca anlayabilirsini nz,yazinin icerisinde gecen domuz proteini firmalarin vidolari izleyin ve inceleyin
www.gidaraporu.com/.../
www.gidaraporu.com/.../
www.gidaraporu.com/.../
www.worldhalalcouncil.com/.../
scanflavour.dk/.../...
bhj.com/.../...
issuu.com/.../...
issuu.com/.../...
bhj.com/.../Info-Material.aspx
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
+1 # Nyc şubesi 26-09-2012 03:34
No pain, No gain aga. Bazı arkadaslar var sadece protein tozu ve yağ yakicilar içerek kas yapacagını sanan. Ama asıl is düzgün spor ve düzenli beslenme. Eğer düzenli beslenirsek ve birde protein tozu alırsak sonucları harika olur.
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
0 # pudzi 04-11-2012 23:11
cok güzel aciklamissiniz. tsk ;-)
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
0 # HAKAN KURTULUŞ 14-03-2013 09:37
bu yazıda bir bütünlük sorunu var. Başı ile makalenin sonu kesinlikle uyuşmuyor sanki makalenin yarısından sonra sıkılıp geri kalanını protein tozu firmalarına yazdırmışsınız gibi :) Yani protein tozunu günlük beslenmenin yetmeyen kısmı için tavsiye etmişsiniz yazının özü öncelikle bu ama geri kalanında full bir protein tozu kullanımı sunmuşsunuz. Maho arkadaşa sonuna kadar katılıyorum. Listenin sonunda 100gr lık bir protein tozu diyeti eklemişsiniz. Bu çok saçma.
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
+6 # murat kılıç 15-03-2013 20:42
Merhaba Hakan Bey!
"Protein takviyesi gerçeği" başlığı altında yazmış olduğumuz makalede ilk önce protein tozlarının yaygınlığını ve durumunu anlatıyoruz. Sonrasında protein tozlarının yapıldığı SÜT gıdasının ne kadar güvenli olup olmadığı ve ve protein tozlarına bune kadar sirayet ettiği veya etmediğinden bahsediyoruz.Sonrasında protein tozlarının hijyenik makineleriyle işlenmesi ve sporcuların protein ayarlamalarında n bahsettikten sonra son etapda protein tozlarının çeşitlerini anlaşılır şekilde açıklama yapıyoruz.
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
+7 # murat kılıç 15-03-2013 20:50
1- Konunun başı-ortası ve sonuda PROTEİN TOZLARI ile ilgilidir. Başı ve sonu Farklı olması kanısına nasıl vardınız?
2- Protein firmalarına yazdırmışsınız gibi cümlesi şahsımca büyük bir iddia ve iftira olur. Lütfen önyargılarınızı bizleri tanımadan kullanmayınız.
3- Anlatımın sonunda proteinlerin tozlarının zamanlamasını renki işaretlerle açıklamış bulunuyoruz. Önyargılarınızı bu noktadada konuşturmuşsunu z ve günlük 100gram protein tozu önerdiğimizi söylemişsiniz. Oysa tabloya iyi bakarsanız, WPI(whey protein izolat)proteini , alınma zamanlarını İDEAL-UYGUN-UYGUN DEĞİL şıklarıyla tabloda gösterdik. Saçma diye nitelendirmek yerine bu noktayı açıklarmısınız diye sorsaydınız daha iyi olurdu.
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
0 # özgür 25-03-2013 19:32
oldukça faydalı arkadaşlar anlamadan okumus sanırım böyle bilgilerin devamını bekleriz
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
0 # ölümsüz 26-03-2013 22:43
murat hocam siz dert etmeyin. Bu alem öyle birşey ki gözlükte verip büyük harflerle açık açık yazsanız birileri yine birşeyler çıkartır. Ama bu arkadaş okumaya bile zahmet buyurmamış. İşte halimiz bu "çok okumayan millet olduk" :D
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
+1 # Arun 15-04-2013 21:57
Yazıda yer alan fakat açıklamadığınız helal sertifikası verilen, protein tozlarının listesini e-mail adresime atabilir misiniz? Ama yoksa önemli değil..
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
+1 # Arun 15-04-2013 21:58
email imi göremiyorsanız, mail ile size nasıl ulaşabilirim
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
+3 # osman tan 19-04-2013 08:22
murat bey öncelikle teşekkür ederim çok güzel bilgiler vermişsiniz hepsini okudum emeğinize sağlık benim tek kafama takılan soru protein tozunun zararının olup olmaması zararlı diyen ve zararsız diyen iki kesim var hangisine inanalım sizin görünüşüz nedir?
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
+3 # murat kılıç 20-04-2013 14:30
Arun bey, helal sertifikası alan ürünler elimizde net olarak blinmiyor. Almanyada powerstarfood markası helal setifikası almıştı. ABD ürünü olan SAN firması arap ülkelerine gönderdiği ürünlerde helal sertifikası bulunuyordu. Bugün hala bu şekilde sertifikaların olduğu konusunda NET bilgi bulunmuyor. Hardline firmasının da bu konuda özen gösterdiği söyleniyor. Bu mevzuları üreticilere e.mail göndererek sorabilirsiniz.
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
+4 # murat kılıç 20-04-2013 14:33
osman bey, proteinlerin zararlı olup olmama konusunu markalar belirterek veremeyiz. Bütün protein tozları zararlı diyemeyiz veya zararsız diyemeyiz. Örneğin protein tozlarının içeriğinde aspartam olması, glikoz şurubu kullanması,hayv ansal yağ ilave etmesi,gdo'lu ürünler eklemesi ve hormonlu hayvanların sütlerinden proteinler yapılması, ülkemiz için helal kesim duyarlı olduğu için et proteinleri önerilmemektedi r. Yumurta proteinler(EGG) daha çok önerilir. Kısacası bu konuda EVET yada HAYIR demek zordur. Kullanıcılar etiketlere ve üretici firmalara e.mailler göndererek sorgulamalıdır.
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
+3 # muhsin özdoğan 28-06-2013 07:54
iyide bizlerin kullandığı büyük marka proteinlerde bu risk yokki. Biz peyniraltı tozu proteinlerini ve kullandığımız büyük markalarda bu yok- zaten arab ülkeleri sertifika ve belgede istiyor bazı markalardan. Açıkça şu marka diyebileceğiniz bir ürün de yok. Domuz katkısı emülgatörler olmak üzere çok yerde var ama whey proteinlerde etiketlerdede yzıyor.
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
+2 # a.ö 01-07-2013 21:38
sitedeki yazi acikcikca anlatiyor,yani piyasada olan bir protein ürünude analiz sonuclarinda domuz DNA´si ciktigi yazmankta.
Bu stelerdeki vidolarida izleyin, protein firmalari maalesef bazi cocuk mamalarinada protein satisi yopiyorlar, bazi peynir,süt,yogu rt üreten firmasida protein firmasindan protein almakt bu iki firma sadece hayvasal protein üretiyor biri sadece domuz proteini üretiyor, firmalara protein hakkinda soru sorunca maalesef cevap vermiyorlar.

www.gidaraporu.com/.../

www.gidaraporu.com/.../
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
0 # ali37 17-09-2013 20:05
elinize sağlık..yalnız benim anlamadığım 75gr protein takviyesine uygun denmiş.başta genel ihtiyacın %10-15 tozdan karşılanması uygun olur tarzında demiştiniz..
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
+1 # ahmet faruk türkmen 17-09-2013 22:48
normali %10-15'i tozlardan karilanmali ama bu kisiye göre degisir. 200gram protein tozu alacak adamin durumuyda 100gram protein tozu alacak adam ayni degil.
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
-1 # ali843 27-05-2014 02:33
Protein takviyesiyle ilgileniyorsani z bunu okuyun bi aaspot.net/forum/showthread.php?17797-Protein%E2%80%99e-giden-yeni-yollar
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

SP Google+ Badge

Facebook

Sizce kas gelişmesindeki en büyük etken nedir ?

OBA

online-body-antrenorluk

Son Yorumlar

KİMLER ONLINE

Şu anda 63 konuk çevrimiçi

KARIŞIK MAKALE